A. Ali UralA. Ali Ural Yazar listeme ekle

Kategori: Kültür-Sanat
  Toplam Yazı Adedi: 71
  Okunma Ortalaması: 38
  Oylama Ortalaması:
Zaman
www.zaman.com.tr
Her şeyi bileğinin hakkıyla elde ettiğini düşündüğü için, emir siygasında bir istirham cümlesini telaffuz etmekte zorlanıyor insan: "Hakkını helal et!" Bizse onu anlamakta meşakkat çekmiyoruz, üç kelimenin, üç pranga taktığını düşündüğümüzden ayaklarına. İlk k...
16.10.2011 · Okunma:33 · Oylama:
Fil Adam filmini izlemiş miydiniz? Yeni bir film değil fakat hiç eskimedi. Yaralara üşüştükçe sinekler hiç eskimeyecek. Yıl 1980. David Lynch'in yönettiği kameralar siyah beyaz çekiyor Fil Adam'ı. Yönetmen belli ki Victoria Dönemi İngiltere'sini hissettirebilm...
09.10.2011 · Okunma:40 · Oylama:
Sonbaharın eşiğine kadar gelip de yaprağın döküldüğünü görmeden, yağmurun ıslaklığını duymadan, rüzgârın serinliğiyle ürpermeden geri dönmek. Kışın kapısını çalıp da, zeytin gözlü ve havuç burunlu bir kardan adam yerine, hasır şapkalı ve saman kafalı bir korku...
02.10.2011 · Okunma:35 · Oylama:
İki köpekbalığı, inci yüklü istiridyelerin arasından fırladı kabarcıklar çıkararak ve titreterek yosunları. Mürekkep balıkları gördü, hokkaları çalkalandı korkudan. Taşan mürekkep boyadı kızıla suyu. Derin kavisleri vardı çenelerinin, gülümsüyorlar mıydı yoksa...
25.09.2011 · Okunma:32 · Oylama:
Çocukların uykuda gülmeleri boşuna değil. Rüyalarında neler yapıyorlar bilseniz. Vadilerinde hangi bulutlar koşuyor, bulutlarından sarkan eleğimsağmalar kaç renkli? Sizi rüyalarına davet etmiyorlarsa görüp göreceğiniz bu gülüştür işte. Hayır, o elması inkâr ed...
18.09.2011 · Okunma:31 · Oylama:
Gökyüzü karatahta, tek bir yıldız yok. Öğretmenler odasının kapısı kapalı, çıt yok. Pencereler açık, sınıfların kapılarını gıcırdatıyor rüzgâr. Bir ucu kopuyor duvara yapıştırılmış resmin. Lamba sallanıyor tavanda. Tebeşir tozları havalanıyor yerden. Haritalar...
11.09.2011 · Okunma:109 · Oylama:
Yağmur kesildi, hiç dinmeyeceğini sanmıştık. Kar eridi, beyazın sonsuza taşan bir büyüsü vardı. Yapraklar döküldü, o dallarında yeşil düğünler yapan yapraklar. Güneş ışıklarını söndürdü denizin derinlerinde uyuyor. Ay her gün bir parçasını atarak sırra kadem b...
04.09.2011 · Okunma:36 · Oylama:
Aynı karında büyüdüğümüzü bilmiyordum, çok sonraları öğrendim bunu. Anneme anne demiyordun, senin annen başkaydı, nereden bilebilirdim. Babam, kardeşini koru demişti, ağabeyiydim onun. Kardeşler korunmak içindi lakin büyük bir kalabalık vardı dışarıda kapımızı...
28.08.2011 · Okunma:72 · Oylama:
Fotoğraf makinesinin önündeki "gülüm-seyen"in asık suratlı bir fotoğrafını çekebilir fotoğraf makinesinin arkasındaki. "An"ın avcısıdır, deklanşöre tetiğe basar gibi basar. Yerden taklalar atarak göğe düşer fotoğraf. Havada çırpınarak yere düşer bıldırcın. Kan...
21.08.2011 · Okunma:26 · Oylama:
-Baba bu çocuğun başı neden büyük? ... -Bilmiyor musun? -Bu soru çok büyük. -Hasta mı? -Hasta bir dünyanın çocuğu. -Başı düşecek gibi bedeninden. -Siyah çığ. -Anlamadım. -Ben de anlamıyorum. -Bana kim anlatacak? -Fil bacaklı çocuklar. -Ne anlatacaklar? -Dal ba...
14.08.2011 · Okunma:32 · Oylama:
Güzel güzelleşmekten vazgeçmez. Ben güzelim güzelleşmeye ihtiyacım yoktur, diyerek kırmaz aynayı. En çok güzellerin aksi düşer aynalara. Oruç güzeldir. Akşama kadar sırtta taşınan ve güneşin batışıyla yere indirilen ağır bir yük değil. Ağır bir yükse de, hafif...
07.08.2011 · Okunma:26 · Oylama:
Ey pencereyle ocak arasında gidip gelen kadın! Kimin için hazırlıyorsun sofranı? İki elinin yanına iki el daha katmış dolapları karıştırıyor, çekmeceleri birbiri ardından çekiyorsun. Malzemen tamam. Kasap ve manav ürünlerini beğendirmek için ne yapacaklarını ş...
31.07.2011 · Okunma:45 · Oylama:
Tebessüm yüklü kervanları peşine katmış geliyor asık yüzlü şehrimize. Tam zamanında geliyor, en çok ihtiyacımız olduğu anda. Aylarca zarar eden dükkânımızı şenlendirmek için her gün avucumuza bir altın lira koyarak. Yaralarımızın üstüne ay merhemi sürmeye iyil...
24.07.2011 · Okunma:34 · Oylama:
Eline tutuşturulan tüplerle kan alma odası önünde bekleyen hastaların arasında ben de vardım. Önümde elli sekiz kişi vardı ve bekleme süresi meçhuldü. Büyükçe bir salonun perdelerle ayrılmış bölümlerinde hemşireler kendilerine doğru akan bu ırmağı cömertçe pay...
17.07.2011 · Okunma:37 · Oylama:
Vakit dar. Sular seller gibi yazamazsam gazeteye yetişmeyecek yazım. Evimde bitirdiğim ilk paragrafı önce deniz sonra demiryolunda sürdürmek zorundayım. Kara ve havayolu kalıyor geriye. Araçlara yürüme faslını kara yolculuğundan, hayal faslını hava yolculuğund...
03.07.2011 · Okunma:36 · Oylama: